Lipödem

Lipödem sıklıkla lenfödemle karıştırılan fakat tamamen farklı olan bu hastalık ergenlikten sonra ortaya çıkan kalçadan başalayarak bacaklara doğru yağ dokusu artışı ile karakterize kronik bir hastalıktır. Bu hastalarda üst beden yarısı ile alt tamamen farklılık göstermektedir.

Lipödem cilt altı yağ dokusunun düzensiz dağılımı ile karakterize bir hastalık olup, kadınların ortalama %10-15’ini etkilemektedir. Etkilenen alanlar özellikle kalça ve bacak bölgeleridir.

Lenfödemin aksine ayak ve bilekte görülmez. Etkilenen kişilerde kozmotik endişelerin yanısıra ağrı ve benzeri problemlerde eşlik etmektedir. Lipödem sıklıkla obezite ve lenfödem ile karıştırılmaktadır. Bu hastaların vücut yapıları incelendiğinde alt ve üst yarısı arasında ciddi bir asimetri söz konusu olur. Örneğin üst yarının beden ölçüsü 8 ölçülürken, alt yarıda bu 16 olabilmektedir. Vücut alt yarısında kalçadan ayak bileğine kadar kolon şeklinde genişleme söz konusu olmaktadır. Bu tablo ilerleyen süreçte kolları da etkisi altına alabilmektedir.

Hastalığın ileri evrelerinde yağ dokusu bacak sıvı dengesini sağlayan ve enfeksiyonlara karşı koruyan lenfatik sisteme ait damarları bloke edebilir. Buna bağlı lenfödem benzeri bir tabloda olaya eşlik edebilmektedir. Bu lenfödem tablosunun önlenmesi için özel drenaj metodları uygulanmaktadır.

lipödem

Resim. Lipödem sınıflandırması

Bu tabloya zamanında müdahale edilmediği taktirde bu hastalarda enfeksiyonlar, kalıcı bağ doku artışı ve bunlara bağlı kalın sert cilt dokusu oluşur.

Uzun süreli lipödemlerde lenf dolaşımında da bozulmalar gelişir ve bacakta lenf sıvısında artış görülür. Lenf sıvısının artmış yağ ve protein içeriği fibrozisi (sert destek doku artışı) uyarır. Hastalık lipolenfödeme progresyon gösterebilir.

Lipödem sıklıkla obezite ve lenfödemle sık karışmaklatır. Obezitede hastalığa bacaklar ile birlikte kollarda iştirak etmektedir. Lenfödemde hastalık ayaklardan başlarken, lipitödemde hastalık bacak üst kısımları ve kalçalardan başlamaktadır. Hastalık sıklıkla her iki bacağıda etkilemektedir. Bu hastalarda beslenme alışkanlığının görüntü üzerine etkisi oldukça az olmaktadır.

IMG_5965

Lipödemin sebebi tam olarak ortaya konulmamıştır. Hastalık kadınları etkilemekte olup, genellikle puberte başlamakta ve gebelik esnasında, jinekolojik cerrahi sonrasında veya menapozda artış gösterebilmektedir.

Lipödemde damar frajilitesinde artış olur ve buna bağlı küçük travmalara bağlı ekimoz ve hematom gelişebilmektedir. Pretibial peteşiler gelişebilmektedir.

Bazı hastalarda deride soğukluk hissedilir ve soğuk havalarda deride harita gibi kırmızı mor görüntüler oluşabilmektedir.

Yağ hücreleri arasında dağılan otonom sinirlerin inflamasyonuna bağlı küçük uyarılara karşı dahi ciltte ağrı ve hassasiyet gelişir. Cilt altı yağ dokusunda çeşitli boyutlarda nodüller palpe edilir. Bundan dolayı ağrılı yağlanma sendromu olarakta tanımlanmaktadır.

Bu kişilerde kronik bacak ağrılarına ve görünüm bozukluğuna bağlı depresyon benzeri psikolojik bozukluklar da gelişebilmektedir. Ayrıca, kıyafet sorunları, öz güven problemleri yaşarlar ve kendilerini sosyal hayattan soyutlama eğilimi gösterirler.

Hastalığın aynı aileden anne , kardeş veya teyzeleri gibi birçok bireyi etkilemesi nedeniyle ailevi genetik bir bozukluk olduğu düşünülmektedir.

Hastalığın seyri konusunda öngörüde bulunmak zordur. Bazı hastalrdan kısa sürede ileri evrelere geçiş görülürken, bazılarında uzun yıllar aynı kalabilmektedir. Bunda hastanın hormonal durumunun etkili olduğu düşünülmektedir. Özellikle troid bezinin az çalıştığı guatrlı hastalarda daha hızlı bozulma görülebilmektedir. Ayrıca insülin hormonundaki artışa neden olan beslenme alışkanlıkları da hastalığı alevlendirmketedir.

Lipödem tedavisi

Lipödemli hastalarda yağ dokusun iştirakı nedeniyle diyet ve egzersiz ilk akla gelen uygulamalar olmaktadır. Ancak bunların lipödem dokusunu azaltıcı etkileri söz konusu değildir. Ancak lipödem dışı yağ dokusunda azalma sağlayabilirler. Diyet ile kilo veren hastalarda, bacaklarda değişiklik olmaz fakat karında, kollarda ve göğüslerde sarkmalar oluşur.

Bu hastalarda tedavi sıklıkla yağ dokusundaki sıvı içeriğini azaltmaya yönelik girişimleri içermektedir. Bunların başında elle yapılan lenfatik drenaj masajları yeralmaktadır. Bu işlem ile dokularda biriken kalıcı sertliğe yol açan lenf sıvısı uzaklaştırılarak toplardamarlara geçişi sağlanmaktadır.

Kompresyon tedavisi de fayda sağlamaktadır. Ödemli bacaklarda elastik bandajlar veya kompresyon çorapları sıvı birikimini azaltmaktadır.

Bu hastalarda doku sıvısını azaltmak için düzenli egzersiz yapılmasıda büyük öneme sahiptir.