Üst Bar - İletişim

+90.242 229 88 87

TOPLARDAMAR TIKANIKLIĞI İLE SIKLIKLA KARIŞTIRILAN HASTALIK: BAKER KİSTİ RÜPTÜRÜ

Baker kisti bacak arkasında (popliteal fossa) yer alan eklem sıvısı içeren kitledir. Diz ekleminde sürtünmeyi ortadan kaldıran eklem içi sinoviyal sıvı bulunmaktadır. Eklem iltihabı, kireçlenmesi (gonoartroz), travma, menisküs veya kıkırdak yırtığı gibi problemlere bağlı reaksiyonel olarak sinoviyal eklem sıvısı üretimi artar.

Eklem çevresinde kronik sıvı birikimine bağlı olarak fındıktan ceviz büyüklüğüne kadar değişen büyüklüklerde eklem aralığı ile bağlanılı Baker kisti oluşmaktadır. En sık popliteal fossanın iç tarafında gelişir.

Bu kist en sık eklem kapsül bütünlüğünün bozulduğu ve buna bağlı eklem proplemlerinin geliştiği, 50 yaş üzerinde görülmektedir. Kadınlarda daha sık görülmektedir.

baker kisti

Baker kistinde bacak arkasında kitle palpe edilebilir. Genellikle yuvarlak ve düzgün sınırlıdır. Kist bacağın açılması ile sertleşir, bükülmesi ile yumuşar. Bacak hareketleri esnasında ağrıya neden olur.

Kist, popliteal arter anevrizması, tümör, derin ven trombozu ile karışır.

Kistin çevredeki yapılara basısına bağlı olarak çeşitli komplikasyonlar gelişir. Bunlar; atardamara bası yapmasına bağlı bacak beslenmesini bozabilir, toplardamara basısına bağlı tromboz, sinir basısına bağlı nöropati gelişebilir.

Kist belirli büyüklüğe ulaştıktan sonra ani olarak yırtılabilir. Buna bağlı bacakta diz çevresinden başlayan ve aşağı doğru yayılan şişlik ve çok ciddi baldır ağrısı gelişir. Bu ani gelişen şikayetler ile birlikte bacak arkasındaki kitle kaybolabilir. Bu tablo sıklıkla DVT ile karışabilmektedir. Bu hastalara yanlış tanı nedeniyle sıklıkla kan sulandırıcı iğneler başlanmaktadır.

Ayırıcı tanıda Doppler ultrason yapılarak DVT olmadığı gösterilmelidir. Eklem patalojisini saptamaya yönelik manyetik rezonans (MR) yapılmalıdır.

Baker kisti tedavisi

Baker kisti genellikle takibe alınır, kendiliğinden küçülüp kaybolabilir. Cerrahi tedavi nadiren tercih edilir. Sıklıkla ultrason eşliğinde aspirasyon yeterli olur. Sürekli tekrarlayan aspirasyonlarda cerrahi tedavi uygulanabilir.